Devletin Güneydoğu Anadolu Bölgesi başta olmak üzere milli geliri bin 500 doların altında olduğu illerde uygulamaya koyduğu teşvik yasası meyvelerini vermeye başladı.
Rekabet gerekçesiyle birçok Türk firmasının yatırımlarını Çin ve Mısır gibi ülkelere yönlendirirken, Mardinli hırdavatçı İsmail Kaya, Çinliler'i Türkiye'de üstelik memleketi Mardin'e yatırım yapmaya ikna etti. Yüzde 66’lık hissesi Çinli ortakları Rukang Kong ve Zhejiang Xiaotao’na ait 2.5 milyon dolarlık kilit fabrikasında aralarında Çinlilerinde bulunduğu 87 kişi çalışıyor.
Çinli ortaklarının Mardin’i Ortadoğu’nun kilit noktasında olduğu için tercih ettiklerini belirten fabrikanın genel müdürü Selman Kaya, fabrikada 17 Çinli işçinin çalıştığını söyledi. 2005 yılında teşvik yasalarının yatırım yapmayı cazip hale getirmeleri ile fabrikanın kurulduğunu anlatan Kaya fabrikanın Türk Ortağı olan İsmail Kaya'nın Çinliler'le ticari geçmişinin 1990'lı yıllarının başına kadar dayandığını belirtti. Aynı zamanda dayısı olan İsmail Kaya’nın çoğu zaman Çin’de kaldığı bilgisini veren Kaya, “Mardinli olan İsmail Kaya, uzun yıllardır sattığı vana, musluk, elektrikli ev aletleri, matkap, kilit gibi Çin menşeili hırdavat malzemelerini Dubai ve Beyrut üzerinden temin ederken, bir gün Çin'e gitmeye karar veriyor. Çin dururken, ikinci, üçüncü ülkeler üzerinden ticareti yapmak anlamsız olduğu için Nusaybin'den Çin'e gidiyor. Sanayi üretim merkezi Guangzhou ve şirket ofislerinin bulunduğu Ningbo'da aradığı Çinli ortaklarını bularak, temaslarını kuruyor. Son yıllarda Çin'den ithal kapı kilidi göbeklerinin yurda girişinde gümrüklerde sıkıntılarla karşılaştığı için "Madem yasaklanıyor, burada üretirim" diye Çinli ortakları ile fabrika yatırımına karar veriyor.”dedi.
BANKALARDAN KREDİ ALAMAMAKTAN YAKINIYOR
Kendi imkanları ile kurdukları fabrikada teşvik yasasının getirdiği kolaylıklardan faydalandıklarını söyleyen Kaya, Türkiye’de daha önce iş yapamadıkları için ise KOSGEB ve bankalardan kredi çekememelerinden yakındı.
Fabrika hakkında bilgi veren Kaya, “Ticaret yaptığı Çinli işadamları Rukang Kong ve Zhejiang Xiaotao'nun yüzde 33'er, İsmail Kaya'nın yüzde 34 ortaklık payıyla 2005 yılında fabrika Mardin OSB'de kuruldu. Makineler Çin'den getirilerek 20 bin metrekare arazi üzerinde yaklaşık 5 bin metrekare kapalı alanda faaliyete geçen fabrikada, 87 işçi çalışıyor. İşçilerden 17'si Çinli. 8'i evli çift. Ustabaşı düzeyindeki Çinliler, asgari ücret alıyor ve masrafları karşılanıyor. Çinli ortaklar, işçilerin ailelerinin ihtiyaçlarının karşılanmasına yardımcı oluyor.”diye konuştu.
Çinli işçilerin çalışkanlığından ve disiplinli yaşantılarından örnekler veren Kaya, Çinlilerin mesai dışında da çalışmak istediklerinden dolayı fabrika bahçesindeki beş dönümlük tarlada Çin’den getirdikleri tohumlarla kendi meyve ve sebzelerini yetiştirdiklerini kaydetti. Kaya, Çinlilerin Çin’den getirdikleri marul türünden bir sebzeyi kaynatarak, kızartarak, kurutarak ve haşlayarak ayrı ayrı yemek türünde yediklerini belirterek Türk Mutfağı ile Çin Mutfağının birbirinden çok uzak kaldığını anlattı.
FABRİKADA HER DİL KONUŞULUYOR
Çinli işçilerle iletişimlerini daha önce tercüman aracılığı ile kurduklarını dikkat çeken Kaya, fabrikada çalışan Mehmet Salih Ağırman’ın bir buçuk yıl içerisinde kendi imkanları ile Çince’yi öğrenmesi ile bütün iletişimlerini artık onun sağladığını ifade etti. Günde bin kilidin üretildiği fabrikada Arapça, Türkçe, Kürtçe, İngilizce ve Çince konuşuluyor. Türk işçiler birkaç kelime Çince ve İngilizce Çinli işçiler ise birkaç kelime Türkçe, Arapça ve Kürtçe öğrenmişler.
Kapı kilidi üretilen fabrikada Çin’den getirilen makineleri kullanmayı da, üretimin püf noktalarını da bilen Çinli işçiler Türk işçilere eğitim veriyor. Mehmet Salih Ağırman aracılığı ile İHA Muhabirinin sorularına cevap veren, Çinli ustabaşı Sun Zuo Shi, Türkiye’de ve özellikle de Mardin’de çalışmaktan büyük bir mutluluk duyduklarını söyledi. Zuo Shi, Türkçe kelimeleri yavaş yavaş öğrenmeleri ile Türk işçileri ile aralarındaki iletişim sorunun bittiğini belirterek kendilerine gösterilen sıcak ilgiden dolayı herkese karşı minnettar olduklarını kaydetti.
BUDİSTLERLE HIRİSTİYANLAR BİRLİKTE AYİN YAPIYOR
Fabrikanın idare binasındaki 20 kişilik yatakhanede kalan ve aralarında Budist ve Hıristiyanlarında bulunduğu Çinli İşçiler, her pazar fabrikadaki Türk ve Çinli işçilerin ustabaşı Wang Zongyi’in odasında ibadetlerini yerini getiriyorlar. Pazar günleri öğleden sonra ise servis arabalarıyla Mardin’i dolaşmaya çıkıyorlar.
Çinlilerin çoğu çalışırken playerleri ile Çince müzik dinliyor. Çinli işçilerden Mao Linbing, "Çalışırken pek konuşmayız. Zaten Türk işçilerle dil problemi yüzünden iletişim kuramıyoruz. O yüzden bütün gün müzik dinliyorum."diyor. Liu Lichai ise Türkiye’de ya da Çin’de çalışmanın fark etmediğini, bir tek çocuklarını ve Çin yemeklerini özlediğini söylüyor.
Türk işçi Sait İldem de Çinlilerle nasıl anlaştıklarını, "Tercümanımız olmayınca, çat pat öğrendiğimiz Çince kelime ve işaret dili ile anlaşıyoruz. İşlerini çok ciddiye alıp çok istekli çalışıyorlar. Onlarda öğreneceğimiz daha çok şey var."diye övgüyle bahsediyor onlardan. Bir başka Türk işçi Osman Esat ise, "Onlarda gördüğüm disiplini hiçbir yerde görmedim. İşlerine olan bağlılık onları sağlıklarından bile etse taviz vermiyorlar. Bizim gözümüz ne zaman mesai bitecek diye sürekli saatteyken, onlar saate bakmıyor bile."dedi.